“Matematik Eğitimi Üzerine”

Mahmut Oktay       17 Aralık 2018     Matematik


Merhaba

Yıllardır vazgeçmeden konuştuğumuz konu. Herşey halloldu bir eğitim sistemi hallolmadı muhabbetleri,MEB'in her yıl yaptığı değişiklikler, Uluslararası PISA, TIMSS gibi sınavlardaki berbat sıralama ve dahası çok önemli bir sorun olarak karşımızda duran Ne Öğretmeli ve Nasıl Öğretmeli sorusu.

 

World Economic Forum (Dünya Ekonomik Forumu) 140 ülkenin Matematik ve Fen bilimleri eğitim kalitelerini düzenli olarak takip etmekte ve bir liste oluşturmaktadır. 140 ülkenin bulunduğu listede Türkiye kaçıncı sırada dersiniz?

 

2017 yılı World Economic Forum araştırmalarına göre 140 ülke arasından Ülkemiz 103. sırada.

 

2018 yılı Word Economic Forum araştırmalarına göre sıralamamız 140 ülke arasında 104. sıraya düşmüş durumda

 

Trendin aşağı yönlü olduğu açık bir şekilde görülebiliyor. 

 

Aşağıdaki resim ise açılımı “Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı” olan , Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) tarafından üçer yıllık dönemler hâlinde, 15 yaş grubundaki öğrencilerin kazanmış oldukları bilgi ve becerileri değerlendiren bir sınav olan PISA 2015 raporlarına ait.

Bunun gibi yapılan tüm araştırma sonuçlarında görüldüğü gibi Matematik ve Fen Bilimleri eğitimi konusunda büyük bir problem yaşadığımız aşikar.

 

Hadi tüm listelerde birinciliği açık ara önde götüren Singapur Eğitim Modelini inceleyelim.

 

Singapur Eğitim Modeli

 

Singapur 1980 yılına kadar ders kitaplarını bile ithal eden bir ülkeydi. Ta ki 1981 yılında düzenlenen yeni müfredata kadar. Amerikalı Psikolog Jerome Bruner'in 1960'larda ortaya koyduğu üç aşamalı öğrenme sürecine dayanan bir model benimsendi. Bu modelin aşamaları: somut, görsel ve soyut.  Bu modelle 10 yıl gibi kısa bir süre içerisinde ilk 5'e girmeyi başardılar.

 

Singapur Matematiğinin temel özelliği, batı matematik müfredatına göre çok daha az sayıda konunun çok daha detaylı ele alınması. Burada amaç öğrencilerin her yıl bir sürü konuyu (çoğunlukla ezberleyerek) “öğrenmesi” yerine her sene daha az sayıda konuya sindirerek “hakim olması” ve bu şekilde öğrencinin konuyu sınavda soru çözmek için ezberlemesinden ziyade gerçekten öğrenmesi.

 

Somut Basamağında, tüm temel aritmetik işlemler çubuklar yardımıyla yapılıyor. Öncelik temel 4 işleme veriliyor. Çubuklar birbirlerine eklenip çıkarılarak yapılan işlemlerle öğrenciler gerçek hayat durumlarıyla matematiğe başlıyorlar.

 

Görsel Basamağında, çubuklar yardımıyla yapılmış somut adımların modellenmesi üzerine çalışmalar yapılıyor. Çubuk yerine çubuk modelleri kullanılıyor. Aşağıdaki görselde toplama, çarpma ve çıkarma işlemlerine ait çubuk modellemesi yer alıyor. Şematize edilmiş işlemler önceki somut işlemler ile birleşince hızlı bir şekilde anlamlı bir bütüne dönüşüyor ve ezberleme yerine tam öğrenme sağlanıyor.

 

 

Soyut Basamağında, çubuk modellere hakim olan öğrenci için soyut işlemlerle (Sayılar ve Semboller) ile eğitim hayatına devam ediyor.

 

Sonuç

 

Yıllarca üstten doldurulup alttan boşaltılan havuz problemleri ile uğraştırılmış genç nesiller matematik eğitimi adına sadece ezbere olabilecek ve her sorunun mutlaka kestirme bir yolu vardır bedavacılığına kaçacak şekilde yetiştirildi. Üstten muslukları açılıp doldurulan hem de tabandaki musluklar ile boşaltılan havuz probleminin aslında bir problem olmayıp sadece israf olduğu gerçeğine ulaşmamız gerekiyor. Problem çözebilen, analitik düşünebilen, öğrendiklerini gerçek hayata aktarabilen bir eğitim sistemi için çok iyi kurgulanmış bir eğitim programı ve bu programı uygulayabilecek özverili öğretmenlere ihtiyaç var.

 

"Bu öğrendiklerimiz bizim hayatımızda ne işimize yarayacak?" sorusu birçok öğrencinin dillendirdiği veya aklından geçirdiği haklı bir soru. İşe yarayacak bir matematik eğitimine ihtiyacımız var. Kendi eğitim modelimizi Singapur Eğitim Modeli ile harmanlayarak oluşturabiliriz.

 

Görüşmek üzere...



  362
  •   
  • PAYLAŞ
  • Yorum Yap

    İLK YORUMU YAPAN SEN OL !